Ürolojik Hastalıklar ve Tedavileri

Çalışma Saatleri : 9.00 - 17.00 Ctesi: 9.00 - 13.00
  İletişim : +90 352 222 41 42 - Dahili - 1 : 2203 Dahili - 2 : 1210

Böbrek ve Üreter Taşları

Üriner sistem taşları her yaş grubunda görülebilir. Bir insanın hayat boyu taş hastalığına yakalanma olasılığı %15 civarındadır. İklim ve coğrafik değişkenliğin böbrek taşı görülme riski üzerinde önemli bir etkisi vardır. Ülkemizin de yer aldığı konum ve ılıman iklim kuşağı böbrek taşı gelişiminde riskli bölgeler arasında yer almasına neden olmaktadır.

Taş Oluşumunun Sebebi Nedir?

Böbrek taşları idrardaki ufak kristallerin birbirine yapışıp büyümesi ile oluşmaktadır. İdrardaki katı ve sıvı maddelerin arasındaki dengesizlik bunda başlıca faktördür. İdrarda taşı oluşturan belli başlı katı maddeler suda çözünmeyen bazı mineral tuzlarıdır. Bu tuzların birlikteliği kristalleşme ile sonuçlanır. Kristalleşme sonrası börekte asit-baz denge bozukluğu, idrar yolu enfeksiyonları, idrarın böbrekte göllenmesine neden olan durumlar, yabancı cisimler ve tümörler kristallerin taşlaşmaya dönüşünde rol oynar.

böbrek taşları
Böbrek Taşı Oluşumu için Risk Faktörleri Nelerdir?

Erkekler taş oluşumu açısından kadınlardan 2-3 kat daha risklidir. Ailesinde taş hastalığı görülen kişilerde taş oluşma ihtimali daha yüksektir. İleri yaş, özellikle 40-60 yaş aralığı, taş oluşumunun en çok görüldüğü aralıktır. Dağlık bölgeler ve kuru iklim coğrafik etkenlerdir.

Vücut ağırlığı, az sıvı tüketimi, hareketsiz yaşam, diyabet hastaları taş oluşumu açısından yüksek risk grubunu oluşturur. Böbreğin yapısal bozukulukları da (örn; at nalı böbrek (iki böbreğin birbirine yapışık olması), malrotasyone böbrek (dönük vaziyette böbrek) ve çift işeme kanalı bulunması) taş açısından yüksek risk teşkil eder.

En sık görülen taşlar:
• Kalsiyum oksalat
• Kalsiyum fosfat
• Enfeksiyon taşları
• Ürik asit taşları
• Sistin taşları
• Diğer taş türleri

Böbrek Taşı Belirtileri

En sık belirti ağrıdır. Ağrı sıklıkla taşın olduğu tarafta hissedilsede yaygın karın ağrısı şeklinde de olabilir. Sırt, yan ve kasık bölgesinde ani başlar. Terleme, bulantı ve hatta kusmaya neden olabilir. İdrarda kanama ve idrar yaparken yanma diğer sık görülen belirtilerdir.

Böbrek Taşlarının Tedavisi

Ultrasonografi, Direk grafi, İVP (renkli film) veya tomografi böbrek taşlarının tespitinde kullanılan görüntüleme yöntemleridir.

Tespit edilen böbrek taşının tedavisi taşın böbrek içerisinde ki yerine, boyutuna ve böbreğin durumuna göre değişkenlik gösterebilir. Güncel bilgiler ve teknolojik gelişimler eşliğinde ürolojide açık böbrek taşı ameliyatları oldukça azalmıştır. Hem hasta konforu hem de hastanede kalış süresini kısaltması açısından kapalı (endoskopik) ameliyatlar oldukça popüler hala gelmiştir.

Üreter Taşları (İdrar Kanalı)

Üreter, böbrek ve idrar kesesi arasında bulunan idrarın idrar kesesine transferini sağlayan yaklaşık 25-30 cm uzunluğunda bir organdır. Üreter taşları, böbrekte oluşan taşların idrarla birlikte böbrekten çıkıp üretere (idrar kanalı) girmesiyle oluşur.

Taşın olduğu tarafta şiddetli yan ağrısı, idrarda kanama veya yanma, kasık ağrısı, erkekte testis, bayanda vajen ağrısı, bulantı, kusma, idrar yapamama ve sürekli idrar varmış hissi en sık görülen belirtileridir.

Üreter Taşlarının Tedavisi

Üreterde ki her taş ameliyat gerektirir mi?

Üreterde ki taşlar boyutuna göre tedavi açısından sınıflandırılabilir. Üreterde2-3 mm’lik taşlar çoğu kez ağrı oluşturmadan kendiliğinden düşebilir. 3-6 mm’ye kadar olan taşlar kendiliğinden düşme ihtimali olabilen taşlardır. Bu taşlar için takip uygundur. Taşın düşmesini kolaylaştıracak ilaç tedavisi, yeterli sıvı alımı, sıcak uygulama ve hareket önerilir. Bu tür taşlar eğer şiddetli ağrı yapmıyorsa, enfeksiyon oluşturmamışsa veya böbrek fonksiyonunu bozmuyorsa 10-15 gün kadar düşmesi beklenebilir. Fakat kontrolde hala taşın durduğu izlenirse URS yöntemiyle müdahale yapılmalıdır.

7 mm ve üzerinde ki taşların doğal yollardan düşmesi oldukça zordur. Üreter kanalının çapının ortalama 6-7mm olduğu göz önüne alınırsa bu boyuttan daha büyük taşların düşmesinin zor olduğu anlaşılabilir. 7 mm ve üzerinde ki taşlar için standart tedavi URS dir.Taşa bağlı enfeksiyon varsa veya üreter kanalı aletin taşa ulaşmasına izin vermeyecek kadar darsa o taraf üretere bir çift j stent yerleştirilerek işlem birkaç gün ertelenir. Özellikle şiddetli böbrek genişliği (dilatasyon) ve böbrek etrafında sıvı birikimi meydana getiren üreter taşlarının hızlı bir şekilde endoskopik tedavisi şarttır.

Bazı üreter taşlarına bağlı ağrı belli bir süre sonra yavaş yavaş geçme eğilimindedir. Hasta da ağrının geçmesiyle birlikte taşın düşmüş olabileceği kanaati oluşur. Fakat ağrının geçmesi aslında daha büyük sıkıntıların habercisi olabilir. Şöyle ki; Üreterde taş hala duruyor ve ağrı geçmişse bunun en önemli nedeni, böbrekte birikip aşağı geçemeyen idrar, böbrek içerisinde basınç artışı yaparak böbrek parankiminin (böbrekte fonksiyonu olan etli kısım) idrar üretmeyi bırakmasına neden olmuştur. Ve böbrek yeni idrar üretemediği için artık ağrı geçmiştir. Bu durum böbrekte fonksiyon kaybının olduğunu ve tıkanıklık açılmazsa bir süre sonra böbreğin geri dönüşümsüz olarak susacağını gösterebilir. Böbrek, karaciğer gibi kendini yenileyen bir organ değildir. Hasarlanmaya başlarsa bu hasarın onarımı söz konusu değildir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir